Voltify Elektrikli Bülten Altmış Dördüncü Sayısı
Voltify’dan Elektrikli Bültenin yeni sayısına hoş geldiniz.
Sektörden, markalardan, analistlerden, kısacası dünyada elektrikli otomobil pazar ve ekosistemine etki eden gelişmelerden haftalık derlediklerimizi düzenli olarak Voltify Blog’da paylaşıyoruz.
Bizi sosyal medya kanallarımızdan takibe alarak gelişmelerden haberdar olabileceğinizi hatırlatarak bu haftanın gelişmelerine geçebiliriz.
Elektrikli Araçlar Nefes Almayı Kolaylaştırıyor
The Lancet Planetary Health dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, egzoz emisyonu üreten araçların azalması özellikle zararlı gazların yoğunluğunu düşürerek daha temiz bir hava sağlıyor. Kaliforniya’da elektrikli araç (EV) ve plug-in hibrit sayısındaki artışın hava kirliliğini ölçülebilir biçimde azalttığı ortaya kondu.
ABD’de açık ara en fazla plug-in araca sahip eyalet olan Kaliforniya, bu araçların artık hava kalitesi üzerinde gözle görülür bir fark yaratacak sayılara ulaştığı bir noktada bulunuyor. 2019 ile 2023 yılları arasında her 200 elektrikli veya plug-in hibrit araç artışı, azot dioksit (NO2) seviyelerinde yüzde 1,1’lik bir düşüşe karşılık geldi. Araştırmada bu oran, NO2’nin güneş ışığını soğurma ve yansıtma özelliklerinden yararlanan uydu ölçümleriyle belirlendi.
Azot dioksit astım ataklarını tetikleyebilen, bronşite yol açabilen ve kalp hastalığı ile felç riskini artıran önemli bir hava kirleticisi olarak biliniyor. Bu nedenle tespit edilen düşüş, yalnızca çevresel değil, doğrudan halk sağlığını ilgilendiren bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Elektrikli araçlar genellikle karbon emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğiyle mücadele açısından ele alınıyor. Ancak daha önce yapılan çalışmalar, egzoz emisyonlarındaki azalma ile yerel hava kalitesi arasındaki ilişkiyi net biçimde ortaya koymakta zorlanıyordu. Bu yeni çalışma, elektrikli araç kullanımındaki artış ile hava kirleticilerindeki düşüş arasında doğrudan ve istatistiksel olarak güçlü bir bağ kurduğunu iddia ederek bu alanda bir ilke imza atıyor.
Bakan Bayraktar: 2035’te Türkiye’de 6 Milyon Elektrikli Araç Olabilir
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, YouTube’da gazeteci Zafer Şahin’in programında enerji talebi, elektrikli araçlar ve Türkiye’nin uzun vadeli üretim planlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, 2035 yılında Türkiye’de elektrikli araç sayısının 6 milyona yaklaşabileceğini belirterek bu dönüşümün enerji üretim ve altyapı yatırımlarında köklü bir planlamayı zorunlu kıldığını söyledi.
Türkiye’de elektrikli araç parkının hızlı büyüdüğünü vurgulayan Bayraktar, mevcut durumda trafikte 370-380 bin bandında elektrikli araç bulunduğunu ifade etti. Bakanlığa göre 2035 projeksiyonunda bu sayı yaklaşık 6 milyona ulaşabilir. Bu artışın elektrik tüketimine doğrudan yansıyacağını belirten Bayraktar, elektrikli araçların o tarihte yıllık 25 teravatsaat (TW saat) düzeyinde ek tüketim oluşturacağını kaydetti. Bu miktar, Türkiye’nin o dönemki toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 5’ine karşılık gelecek.
Bayraktar, bu talebin büyüklüğünü somut bir örnekle açıklayarak yalnızca elektrikli araçların enerji ihtiyacını karşılayabilmek için neredeyse bir Akkuyu ölçeğinde üretim kapasitesine ihtiyaç duyulabileceğini dile getirdi.
Elektrikli araç dönüşümünün yalnızca üretim tarafıyla sınırlı olmadığını belirten Bayraktar, şarj altyapısının da eş zamanlı gelişmesi gerektiğini kaydetti. Türkiye genelinde bugün itibarıyla yaklaşık 38 bin şarj soketi bulunduğunu aktaran Bayraktar, mevcut araç sayısıyla birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 10 araca bir soket düştüğünü söyledi.
Avrupa ortalamasında ise bu oranın yaklaşık 7 araca bir soket seviyesinde olduğunu belirten Bayraktar, Türkiye’nin bu alanda kat etmesi gereken mesafe bulunduğunu ifade etti. Şarj istasyonlarının yaygınlaşmasının yanı sıra trafolar, dağıtım şebekesi ve yerel altyapının da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, bu doğrultuda düzenlemelerin ve yatırım planlarının sürdüğünü aktardı.
Öte yandan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 2024 tahmin raporundaki yüksek senaryoya göre elektrikli araç sayısının 2025 sonunda 361 bin 893’e, 2030’da 1 milyon 679 bin 600’e, 2035’te ise 4 milyon 214 bin 273’e ulaşması bekleniyor. Bakanlığın 6 milyonluk projeksiyonu, düzenleyici kurumun en yüksek senaryosunun da üzerinde bir büyüme öngörüyor.
Çin, Maliyetin Altında Otomobil Satışını Yasakladı
Dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin’de yıllardır süren sert fiyat rekabeti, yeni bir düzenlemeyle farklı bir boyuta taşındı. Çin Devlet Piyasa Düzenleme İdaresi (SAMR), yayımladığı nihai kılavuzla otomobil üreticilerinin araçlarını toplam üretim maliyetinin altında satmasını resmen yasakladı. Bu karar, sektörde uzun süredir devam eden ve birçok üreticiyi zor durumda bırakan fiyat savaşını sona erdirmeyi hedefliyor.
Yayımlanan düzenleme, üretim maliyetini dar bir fabrika gideri çerçevesinde ele almak yerine kapsamı genişleterek tanımlıyor. Buna göre yalnızca üretim hattındaki doğrudan giderler değil, aynı zamanda idari harcamalar, finansman maliyetleri ve satış operasyonlarına ilişkin genel giderler de toplam üretim maliyetine dahil edilecek. Bu geniş tanım sayesinde üreticilerin maliyet hesaplamalarında boşluklardan yararlanarak agresif fiyatlandırma yapmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yetkililer, özellikle son yıllarda bazı markaların pazar payını hızla artırmak için zararına satış stratejisine yöneldiğini ve bunun sektörde sürdürülebilir olmayan bir rekabet ortamı yarattığını vurguluyor.
Düzenleme aynı zamanda otomobil üreticileri ile tedarikçiler arasında fiyat sabitlemeye yönelik anlaşmaları da yasaklıyor. Bunun yanı sıra markaların, bayileri zararına satışa zorlayan uygulamaları da yasadışı sayılacak. Çin aynı zamanda tedarik zinciri üzerindeki maliyet baskısına yönelik uygulamaların da önüne geçmek için daha sıkı denetim mesajı verdi.
Çin’de yıllardır süren fiyat rekabeti, sektörün yapısını köklü biçimde değiştirdi. BYD ve Tesla gibi büyük oyuncular agresif fiyat politikaları sayesinde pazar paylarını büyütürken daha küçük üreticiler aynı tempoya ayak uydurmakta zorlandı. Bu süreçte bazı şirketler iflasın eşiğine sürüklendi. Yeni düzenleme, sektör genelinde daha dengeli ve sürdürülebilir bir fiyat yapısının oluşturulmasını hedefliyor.
Düzenlemede dijital araç satış platformlarına da yeni bir rol verildi. Artık bu platformlar yalnızca ilan yayımlayan aracı siteler değil, aynı zamanda piyasayı anlık izleyen bir denetim noktası olarak konumlandırılıyor. Buna göre bir araç, piyasa ortalamasının belirgin şekilde altında bir fiyatla listelendiğinde sistem hem tüketiciyi hem de düzenleyici kurumu uyaracak.
Kia EV2 Gerçek Kış Menzil Testinde
Kia, en küçük elektrikli modeli olarak piyasaya süreceği EV2’nin bir prototipini, Norveç Otomobil Federasyonu’nun (NAF) düzenlediği El Prix Kış Test Sürüşüne dahil etti. Büyük batarya seçeneğiyle teste katılan Kia EV2, kış testleri sırasında dikkat çekici bir performans sergiledi.
Teste katılan 61 kWsa bataryalı Kia EV2'nin temmuz ayında Slovakya’da üretime girmesi planlanıyor. Kia, Avrupa için geçerli WLTP menzil değerinin henüz kesinleşmediğini ancak 17 inç jantlarla 448 km, 19 inç jantlarla ise 413 km menzil sunmasının beklendiğini belirtiyor.
Prototip, test boyunca 310 km yol kat etti. Bu da WLTP menzil değerine kıyasla 103 km’lik bir kayba, yani yaklaşık %24,8’lik bir düşüşe karşılık geliyor. Test koşulları dikkate alındığında bu sonuç oldukça etkileyici. Zira test boyunca sıcaklıklar -8°C’nin üzerine çıkmadı ve en düşük sıcaklık -31°C olarak ölçüldü.
Aşırı soğuk havalarda şarj performansı da testin önemli bir parçasıydı ve EV2 bu alanda da güçlü bir performans sergiledi. Araç, %8’den %80’e şarj edilirken bataryaya 45,4 kWsa enerji aktarıldı. Bu işlem yaklaşık 37 dakikadan kısa sürede tamamlandı. Şarj sırasında 97 kW tepe güç, 74 kW ortalama güç elde edildi.