KURUMSAL TEKLİF ALIN

Şirketler İçin Kurumsal Araç Kiralama: Vergi Avantajları ve Muhasebeleştirme

Araç satın almak şirketler açısından maliyetli bir karardır. Beraberinde yüklü bir nakit çıkışını, amortisman hesaplamalarını, ÖTV ve MTV gibi giderlerin takibini ve ikinci el değerleme risklerini getirir. Kurumsal araç kiralamaysa operasyonel yükü hafifletirken finansal tabloları yönetilebilir kılar. Bu yazıda araç kiralama gider kısıtlaması 2026 yılı düzenlemelerini ve muhasebeleştirme süreçlerini ele alıyoruz.

2026 Vergi Düzenlemeleri ve Gider Kısıtlamaları

kurumsal-elektrikli-arac-filo-kiralama-sarj-istasyonu-voltify-abonelik-modeli

Araç kiralama gider kısıtlaması Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) 40. ve 68. maddeleri kapsamında ticari kazanç sahibi mükellefler ve serbest meslek erbabı için geçerlidir. GVK 40. maddede ticari kazancın tespitinde indirilebilecek giderler yer alır. İlgili maddeye göre işletmelerin faaliyetleriyle ilgili kullandıkları araçların kiraları, belirlenen üst sınır dâhilinde gider gösterilebilir.

GVK 68. maddeyse serbest meslek erbabının kazançlarını hesaplarken gösterebileceği giderleri belirler. Ticari kazanç hükümlerine benzer şekilde serbest meslek faaliyetinde kullanılan binek otomobillerin kira ve işletme giderleri için aynı türde kısıtlamalar uygulanır.

Araç kiralama gider kısıtlaması her yıl yeniden değerleme oranı esas alınarak güncellenir. 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 332 numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği'yle 2026'da uygulanacak hadler ve tutarlar belirlendi. Bu tebliğe göre kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin KDV hariç ₺46.000'sı kadarlık kısmı gider olarak vergiden indirebilir. Belirlenen limiti aşan kiralama gideriyse vergi matrahına eklenir.

332 numaralı tebliğ çerçevesinde satın alma yoluyla edinilen binek otomobillerine ilişkin hadler de güncellendi. 2026 yılı için geçerli olan amortisman üst sınırı ÖTV ve KDV hariç ₺1.380.000'sı olarak belirlendi. Doğrudan gider yazılabilecek ÖTV ve KDV toplamının üst sınırıysa ₺1.200.000'sı oldu. Kiralama yönteminde bu hadlerin izlenmesine gerek yoktur, aylık kira tavanının bilinmesi yeterli olur.

Kiralık araçlarda gider kısıtlaması yalnızca binek otomobil sınıfındaki araçları kapsar. Ticari araç kategorisindeki araçların giderlerinin tamamı vergi matrahından düşülebilir. Kamyonet ve panelvan gibi taşıtlar ticari araç sayıldığından bu araçlara ait akaryakıt, bakım ve sigorta giderleri herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın gider yazılabilir. Şirket filosunda hem binek otomobil hem ticari araç bulunuyorsa her iki grubun giderlerinin ayrı ayrı izlenmesi gerekir.

Ayrıca faaliyeti kısmen veya tamamen binek otomobil kiralama olan şirketler düzenlemenin kapsamı dışında tutulur. Dolayısıyla düzenleme, kiralanan araçları kendi faaliyetleri için kullanan son kullanıcı pozisyonundaki şirketler için bağlayıcıdır.

Muhasebeleştirme Süreci

sirketler-icin-arac-kiralama-vergi-avantaji-ve-maliyet-yonetimi-muhasebe-hesaplama

Kiralık araçların muhasebeleştirilmesi sürecinde giderlerin doğru hesaplara dağıtılması oldukça önemlidir. Muhasebe işlemlerinde araç kiralama giderleri işletmenin kullanım amacına göre farklı hesaplara kaydedilir. Pazarlama ve satış faaliyetlerinde kullanılan araçlar için "760 Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri", yönetim amaçlı kullanılan araçlar içinse "770 Genel Yönetim Giderleri" hesabı tercih edilir. İşletmenin faaliyetlerinin maliyet kalemlerine göre hesaplanmasını sağlayan bu kayıtlar yıl sonunda beyanname üzerinde yapılacak matrah artırımı işlemlerinde kullanılır.

Kira Faturasının İşlenmesi ve KKEG Ayrımı

Kira faturasında yer alan toplam kira bedelinin KDV hariç ₺46.000'sını aşmayan kısmı normal gider hesabına alınır. Yasal sınırı aşan kısım Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak kaydedilir. 

Örneğin aylık kira bedeli KDV hariç ₺55.000 olan bir binek otomobil için ₺46.000'lık kısım gider olarak kaydedilir. Kalan ₺9.000'sıysa KKEG olarak ayrıştırılır. Gelir veya kurumlar vergisi açısından indirimi kabul edilmeyen giderlere ilişkin KDV de indirim konusu yapılamaz. Bu nedenle gider kısıtlaması kapsamında KKEG olarak kaydedilen tutarlara isabet eden KDV tutarı da kabul edilmeyen gider hesabına girer.

Ticari araç gider kısıtlaması kapsamında Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) gider olarak yazılamaz. Binek otomobillere ait MTV tutarının tamamı araç ister satın alınmış ister kiralanmış olsun KKEG sayılır.

Operasyonel Giderlerin Takibi (HGS, Ceza, Bakım)

Araçların kullanımı sırasında oluşan akaryakıt, bakım, onarım, sigorta ve HGS gibi işletme giderleri de muhasebeleştirilir. Mevzuata göre bu harcamaların %70'i gider olarak kaydedilebilir. Kalan %30'luk kısımsa KKEG olarak kayıtlara işlenir.

Ancak kiralama modelinde bakım ve onarım gibi masraflar genellikle kira bedeline dâhil edildiğinden başlıca operasyonel giderler akaryakıt alımı ve otoyol geçişleri olarak kabul edilir. Sözleşmeye dâhil edilmeyen sigorta primlerindeyse poliçenin kapsadığı döneme göre peşin ödenen primler aktifleştirilir, ilgili döneme isabet eden kısım gider hesabına aktarılır.

Gider yazılabilen %70'lik kısmın KDV'si genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılabilir. Gider kısıtlamasına tabi olan %30'luk kısmın KDV'siyse indirilemez. Bu tutar da KKEG kapsamında değerlendirilir. Aynı şekilde trafik cezaları gider gösterme kuralının dışındadır. Ceza giderleri doğrudan KKEG hesabına alınır.

Amortisman Yükünden Kurtulma ve Bilanço Hafifletme

Araç kiralamanın 2026 yılı maliyet avantajlarından biri amortisman hesaplama zorunluluğunu ortadan kaldırmasıdır. Satın alınan araçlar şirketin bilançosunda nakit çıkışı veya borç yükü oluşturur. Sahip olunan bir binek otomobilde 2026 için belirlenen amortisman üst sınırı vergiler dâhil ₺2.600.000'sıdır. 

Satın alınan bir aracın 5 yıl sonraki ikinci el satışında ortaya çıkan satış kârı üzerinden kurumlar vergisi ödenmesi gerekir. Kiralama modelinde araç, kiralama şirketine iade edildiği için böyle bir vergi yükü doğmaz. 

Kiralama yönteminde araçlar bilançoda bir varlık olarak yer almaz, aylık hizmet faturası olarak izlenir. Bu durum varlık değerinin düşük görünmesini sağlar. Bilanço dışı finansman avantajı sağlayan bu model, şirketlerin bankalar nezdindeki kredibilitesini artırmaya yardımcı olabilir.

Özellikle çok sayıda araç kullanan şirketler için uzun dönem kiralama, filo yönetimini basitleştirmesinin yanı sıra nakit akışını düzene sokar. Kira ödemeleri sabit olduğundan bütçeleme süreçleri de kolaylaşır. Böylece bilanço büyüklüğü kontrol altında tutulabilir.

Voltify olarak Türkiye'de bir ilk olan abonelik modeliyle elektrikli araç kiralama hizmeti sunuyoruz. Elektrikli araçların bakım, sigorta ve onarım gibi operasyonel süreçleri sizin yerinize yürütüyor, filo yönetimini zahmetsiz hâle getiriyoruz. Elektrikli araçların hızla değişen dünyasında satın alma zahmetine girmeden yenilikçi teknolojileri deneyimlemenize yardımcı oluyoruz. Siz de Voltify kurumsal hizmetimize özel tekliflerimizi değerlendirmek için hemen sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.


KURUMSAL TEKLİF ALIN WhatsApp ile İLETİŞİM